Boğazım düğüm, ve genç bir kız olarak hissettiklerimi yazıya dökmek bugün benim için bile çok zor. 20 yaşında dünya güzeli bir kızın hayatının bu şekilde son bulması benim için ne kadar aciz bir toplumun içinde yer aldığımı bir kez daha kanıtladı. Bu blogta hiç bir şekilde güncel olaylara kendi bakışımı göstermeyeceğim kararını en başta almıştım ancak sizlerden özür dileyerek bu olaya sessiz kalamayacağımı belirtmek istiyorum. Anneye, bacıya bu kadar değer veren bir toplum olduğumuzu savunurken genç bir kızın ırzına geçen, ve yetmeyip bir insanı katleden 3 şerefsizin yaşama hakkı olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Olayın bilincini farkına varmayıp adliyeden gülerek ''selfie'' atan bir adama söyleyecek söz dahi bulamıyorum.
Bu blogu takip eden, at gözlüğü takmayan ve dün yaşanan bu katliyamın bilincine varabilen insanlara sesleniyorum. 1 kez olsun şu bilgisayarın başına tarlanızda ki meyveleri toplamak , selfie atmak yada nerde ne yediğinizi belli etmek için girmeyin. Sizden rica ediyorum elimizin altında ki bu teknolojiyi kullanın. Ve gözlerinizi kapatıp susmayın artık. O genç kızın yerinde ablanız, kardeşiniz, eşiniz, sevgiliniz ve siz olabilirdiniz. Bu ülkede olduğuma utanmak yerine, hala vicdanlı insanlar olduğunu görüp mutlu olmak istiyorum.
1 kez olsun el ele tutuşun, ve lütfen sessiz kalmayın....
#ÖzgeCanAslan
#ÖzgeCanAslanCinayeti
#ÖzgeCanAslanKatilleriAsılsın
SENDEN'DE BİRŞEY VAR
Pazar, Şubat 15, 2015
Cuma, Şubat 06, 2015
Cuma, Ocak 16, 2015
Hayatıma dair hatırlamak istediğim güzel zamanlar var. Çoçukken ağladığım küçücük şeylerin , şimdki hayatıma fark etmesemde beni hazırladığını görüyorum. Çok klişe bir söz vardır ya hani " büyüdüğün zaman bunlara gülüp geçeceksin..." ve sonunda da anlam yükleyemediğiniz gülümseme.. İşte tam da hayatının bu noktasındasın, noktasındayım.
Geriye dönüp baktığım zaman çocukken yaşadığım her olayın şimdikinden daha saf, daha gerçek ve daha büyüleyici olduğunu daha iyi anlıyorum. Çünkü büyüdükçe yaşadığın her güzel şeyin kötü,çirkin ve belkide hain taraflarını görüyorsun. Küçük bir çocukken arkadaşlarının söylediğin şeyi yanlış anlamasından çekinmezdin çünkü beş dakika sonra oyun oynayacağınız kesindi. Ağaçtan düşmekten, bir yere tırmanmaktan, kendinden çok daha ağır birşeyi taşımaktan ve bunun sonucunda canının acımasından korkmazdın çünkü bir kaç saniye sonra mutlaka gülecek birşeyin olduğunu biliyordun. İşte yılların, çocukluğunun, ve hayatının senden aldığı tek şey...
Artık herşeyden korkuyorsun. Ayrılıktan, terk edilmekten, aşık olmaktan, kilo almaktan, başarısız olmaktan, aklına gelebilecek herşeyden. Çünkü tüm saflığını kaybettin. Peki içinde ki küçük sen'i nerde bıraktın ?
Belki çamlıca parkında, belki beylerbeyinde ki o küçük balıkçı teknesinde, belki oyunlar oynadığın o kocaman bahçede. İşte ben oraya gidiyorum. Hayatı, saflığı, gülümsemeyi ve ben'i hatırlamaya.. Söyle çocukluğum nereden fısıldıyorsun ? ...
Geriye dönüp baktığım zaman çocukken yaşadığım her olayın şimdikinden daha saf, daha gerçek ve daha büyüleyici olduğunu daha iyi anlıyorum. Çünkü büyüdükçe yaşadığın her güzel şeyin kötü,çirkin ve belkide hain taraflarını görüyorsun. Küçük bir çocukken arkadaşlarının söylediğin şeyi yanlış anlamasından çekinmezdin çünkü beş dakika sonra oyun oynayacağınız kesindi. Ağaçtan düşmekten, bir yere tırmanmaktan, kendinden çok daha ağır birşeyi taşımaktan ve bunun sonucunda canının acımasından korkmazdın çünkü bir kaç saniye sonra mutlaka gülecek birşeyin olduğunu biliyordun. İşte yılların, çocukluğunun, ve hayatının senden aldığı tek şey...
Artık herşeyden korkuyorsun. Ayrılıktan, terk edilmekten, aşık olmaktan, kilo almaktan, başarısız olmaktan, aklına gelebilecek herşeyden. Çünkü tüm saflığını kaybettin. Peki içinde ki küçük sen'i nerde bıraktın ?
Belki çamlıca parkında, belki beylerbeyinde ki o küçük balıkçı teknesinde, belki oyunlar oynadığın o kocaman bahçede. İşte ben oraya gidiyorum. Hayatı, saflığı, gülümsemeyi ve ben'i hatırlamaya.. Söyle çocukluğum nereden fısıldıyorsun ? ...
Salı, Ocak 13, 2015
"Söylesene... Kimlere fısıldıyorsun şimdi..
Beklemede kal ! Bu cümle üstünde biraz düşün bakalım. Cuma akşamı yayınlayacağım yazının içeriği ile ilgili ufak bir kopya vermek istedim.
Bu arada teşekkür ediyorum. Ulaştığım insanların sayısı inanılmaz. Her gün biraz daha şaşırıyorum ve giderek büyüyeceğimizi biliyorum. Ve rica ediyorum sadece bakıp çıkma, takipte kal.Ve kanalıma katıl :) Güzel süprizlerim olacak sizleri seviyorum...
Yazmamı istediğiniz konular,danışmak istediğiniz şeyler ve sorularınız için buradan ulaşabilirsiniz.
blobclk@outlook.com
Sevgiler
Salı, Aralık 30, 2014
"İlk aşk dedikleri şey..."
O kadar alışmışım ki sana... Yıllar geçsede üstünden hala baktığım sen, duyduğum sen. Başkaları bile sen. Elini tuttuğum yabancının gözlerinde sen. En güzel şarkıların içinde gizlisin sen. Doğan güneş, gökyüzünde ki yıldızlar, uçan kuşlar ve bu dünyada ki tüm güzel şeyler senin adını fısıldıyor kulaklarıma. Yağmurlu havanın çamur kokusu sen. Sokakta yürüyen herkes, senin mektubunu getirmesini dört gözle beklediğim postacı bile sen. İstanbul sen. Ve eski sevgili; kimin olursan ol sen hala ben...
Kim misin sen?
"AŞK"...
#Sen de hayatında birine tutuldun,aşık oldun. Şuan belki birliktesiniz belkide birbirinizden haberiniz yok. Gülerek hatırla. Çünkü aşk dedikleri şey,kalbine kazılı.
Damla
O kadar alışmışım ki sana... Yıllar geçsede üstünden hala baktığım sen, duyduğum sen. Başkaları bile sen. Elini tuttuğum yabancının gözlerinde sen. En güzel şarkıların içinde gizlisin sen. Doğan güneş, gökyüzünde ki yıldızlar, uçan kuşlar ve bu dünyada ki tüm güzel şeyler senin adını fısıldıyor kulaklarıma. Yağmurlu havanın çamur kokusu sen. Sokakta yürüyen herkes, senin mektubunu getirmesini dört gözle beklediğim postacı bile sen. İstanbul sen. Ve eski sevgili; kimin olursan ol sen hala ben...
Kim misin sen?
"AŞK"...
#Sen de hayatında birine tutuldun,aşık oldun. Şuan belki birliktesiniz belkide birbirinizden haberiniz yok. Gülerek hatırla. Çünkü aşk dedikleri şey,kalbine kazılı.
Damla
Salı, Aralık 23, 2014
Karadenizin suları insanı içine çeker derler. Suyu muydu çocukluğumu çeken yoksa havası mı bilmiyorum. Sadece o ucu kırık iskelede otururken, balıkçı tekneleriyle dolu o koca denizdeki yalnızlığımı hatırlıyorum. 6 ya da 7 yaşındaydım. Her zaman gittiğim o küçük köy kabusa dönüşmüştü sanki. Tek bir ses var aklımda, "Ağla kızım, susma."...
Dedem için ordaydı herkes. Anlamıyordum ne olduğunu, belkide anlamak istemiyordum. Sarıya dönen o yeşil yapraklar dedemin gidişiyle gelen zor günleri anlatıyordu sanki.. O toprağa dedemi gömerken çocukluğumu da gömdüler.. Peki hepsi bu kadar mı? Umutlarım,hayallerim, anılarım kap kara toprağın içinde şimdi. Hayatın bana yaşattığı en büyük acı; şimdi 16 yaşındayken bile o günde kalmış olmak.. İşte tam orda, koca denizin ortasında küçük bir kız çocuğu buldum. Akıp giden kızgın sular sanki benim anılarımdı. Belki de gözyaşlarım... Ve sonra iki damla yaş bıraktım denize. Son defa..
İçimde hapis kalan o küçük kıza baktım ve "ağla" dedim, "susma!"...
Damla
(23.12.14)
Dedem için ordaydı herkes. Anlamıyordum ne olduğunu, belkide anlamak istemiyordum. Sarıya dönen o yeşil yapraklar dedemin gidişiyle gelen zor günleri anlatıyordu sanki.. O toprağa dedemi gömerken çocukluğumu da gömdüler.. Peki hepsi bu kadar mı? Umutlarım,hayallerim, anılarım kap kara toprağın içinde şimdi. Hayatın bana yaşattığı en büyük acı; şimdi 16 yaşındayken bile o günde kalmış olmak.. İşte tam orda, koca denizin ortasında küçük bir kız çocuğu buldum. Akıp giden kızgın sular sanki benim anılarımdı. Belki de gözyaşlarım... Ve sonra iki damla yaş bıraktım denize. Son defa..
İçimde hapis kalan o küçük kıza baktım ve "ağla" dedim, "susma!"...
Damla
(23.12.14)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)