Salı, Aralık 16, 2014

Her yer karanlıktı. Soğuk rüzgarın uğultusu arnavut kaldırımlarına çarpıp öksüz kulaklarımda yankılanıyordu. Birden o kuytu sokakta karşıma çıkmasaydı keşke...

Hayatımın tam ortasında, "umutsuzluk" çevreledi etrafımı anılarımı bıraktığım o sokakta. Umutsuzluk... Ne olduğunu bilmediğim ancak bedenimi ve ruhumu saran bir duygudan bahsediyorum. Hayatınızda ki tüm güzel anıları kötüye çeviren bu şeyin istediği sizi uçsuz bir karambole sürüklemek. Ve yaptığımız tek şey hapsolmak.

Neye hapsoluyoruz peki? Bazen anılara,kırgınlıklara,kalbinize ve bazense kaybettiğiniz o şeye. Onunla kalıp, geçmişe hapsoluyoruz. "Bir daha olmayacak" en sık tekrarladığımız kelime oluyor. Ve belkide hayattan uzaklaşıyoruz. Ve sen; yanlızlığınla baş başa kaldığında umutsuzluğu öğreniyorsun. Hayattan vazgeçmeyi göze alacak kadar umutsuz musun peki?
"Yoksa her şeyi unutacak kadar güçlü mü?


Damla

1 yorum:

  1. Bazen güçsüzde olsak güçlüyüz aslında buda bilinmeyenin gücüdür belkide

    YanıtlaSil